Ana sayfa Gezgin Rotaları Ortadoğu Antik Mısır’ın İzinde Luxor

Antik Mısır’ın İzinde Luxor

475
0

Luxor, dünyanın en büyük tapınaklarından biri olan Karnak Tapınağı’na ev sahipliği yapıyor. Nil Nehri’nin kıyısına kurulan kent adeta bir açık hava müzesi görünümünde. Karnak Tapınağı’nın dışında Luxor Tapınağı, Krallar Vadisi, kadın firavun Hatşepsut’un tapınağı da şehirde görmeniz gereken yerler arasında.

Luxor’da; Karnak ve Luxor tapınaklarının dışında çok büyük bir alanda bir tapınak bölgesi bulunmuş. Krallar Vadisi yolu üzerinde bulunan bu bölgede çalışmaların devam ettiğini gördük. Devasa büyüklükte sütunlar ve heykeller bulunmuş. Şehirdeki yaşam alanlarına çok yakın bölgedeki araştırmalar ve restorasyon için çok ciddi finansman gerekiyormuş.

Yazı: Beyhan Coşkun | https://supergezginler.com/

Karnak Tapınağı

Karnak-Tapinagi

Luxor’da en çok dikkatimi çeken, şehrin her yerinin tarihi eserlerle kaplı olması oluyor. Devasa sütunların süslediği Karnak Tapınağı, Mısır’da turistlerin en çok ziyaret ettiği yerler arasında yer alıyor. İçeriye girdiğimizde ilk önce tapınağın bir maketi ile karşılaşıyoruz. Maketi biraz inceledikten sonra bilet gişesine yöneliyoruz. Mısır’da en çok harcama yaptığımız kalem tapınaklara ve müzelere giriş biletleri oluyor. Hemen bilet gişesinde, bir turist rehberi bize yardımcı olmayı teklif ediyor. Fiyatta anlaşıp yola beraber devam ediyoruz.

Karnak Tapınağı binlerce yıllık bir geçmişe sahip. Sultanahmet Meydanı ve Paris Concorde Meydanı’nı süsleyen Dikilitaş’lar bu tapınaktan alınmış. Fransa Kralı’nın Paris’i süslemek için getirttiği taş 3000 yıl önce büyük firavun II. Ramses adına yapılmış. Taşın üstünde “Gökler var oldukça senin anıtların da var olacak ve senin adın gökler durdukça duracak” yazıyor.

Firavunlar yaklaşık 3000 yıl boyunca Nil Vadisi’nde hüküm sürmüş. Bu dönemlerde vadi boyunca birçok görkemli anıt yapılmış. Karnak Tapınağı, Antik Çağ’da yapılan en büyük ibadet yeri olmuş. Karnak Tapınağı’nda en çok etkilendiğim yer, yüzlerce sütunun yan yana sıralandığı bölüm oluyor. Bu kızıl renkli devasa sütunların arasında yürümek müthiş bir duygu. Firavunlar zaman içinde tapınağa ilaveler yaptırmışlar. Bir bölüm Antik Mısır Tanrısı Amon Ra için yapılmış. Bu şekilde inşaatlar Hristiyanlık zamanına kadar devam etmiş. Hristiyanlar tapınakta bazı bölümlere kilise odaları yapmış. Müslümanlar bazı bölümlerde sütunların üstünü kapattırmış. Tapınağı gezmek için en az üç saat ayırmanızı tavsiye ederim. Rehberle gezebilirseniz daha iyi olur.

Luxor Tapınağı

Luksor-Tapinagi

Luxor Tapınağı şehrin tam ortasında olduğundan her yerden görülebiliyor. Tapınağa girmeden bir şeyler yemek için mola veriyoruz. Luxor Tapınak manzaralı bir yer bulup oturuyoruz. Kaldığımız otelde Luxor Tapınağı’nın özellikle gece ışıklandırmasının çok iyi olduğunu söylemişlerdi. Aslında Luxor Tapınağı’nın içine girmeye bile gerek yok. Neredeyse tapınağın tamamı ve girişindeki heykelli bölüm yol kenarından bile görülebiliyor. Biz daha net fotoğraf ve video çekmek için içine giriyoruz.

Luxor Tapınağı’nın dev bir girişi var. Bu giriş Güneş Tanrısı için yapılmış. Girişin arkasında yine dev sütunların kapladığı bir bölüm var. Tapınağın ortasındaki cami oldukça ilginç duruyor. Bazı yerlerde de Hristiyanların yaptığı semboller görülüyor. Bu tapınak Karnak Tapınağı kadar büyük değil ama kesinlikle görülmeye değer.

Luxor Tapınağı ve Karnak Tapınağı’nın arası çok uzak olmadığından yürüyebilirsiniz. Hava çok sıcak değilse, Nil Nehri kıyısından keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Biz öyle yaptık. Şehri görmek için de iyi bir fırsat oluyor.

Krallar Vadisi

Krallar-Vadisi

Eskiden Mısır’da Firavunların Güneş’in oğlu olduğuna inanılırmış. Öldükten sonra da eğer ruhuna yol gösterilirse ve gerekli araç gereçleri de olursa tıpkı Güneş gibi her gün yeniden doğacağı düşünülüyormuş. Bu amaçla ilk önceleri firavunlar için mezar olarak büyük piramitler yapılmış. Daha sonraları Krallar Vadisi’ne gömülmüşler. Krallar Vadisi, Luxor’un biraz dışında kalıyor. Buraya taksi ile ulaşabiliyorsunuz. Yine taksici ile biraz pazarlık yapıp, anlaşıyoruz. Krallar Vadisi dışında, Hatşepsut Tapınağı’na ve Temple of Djerset’e gideceğiz.

Krallar Vadisi’nin girişinde fotoğraf makinalarını bırakmamız isteniyor. Görevliye biraz bahşiş verip makinamızı sırt çantamıza koyuyoruz.

Vadide onlarca mezar olmasına rağmen, bir girişte yalnızca üç tanesi gezilebiliyormuş. En çok görmek istediklerimizden üç tanesini seçiyoruz. Krallar Vadisi çok geniş bir alana yayılmış. Aylardan Aralık olmasına rağmen hava sıcak. Vadide gezmek oldukça yorucu. Bazı mezarlar için yokuş yukarı tırmanıyoruz. Mezarların içine giriş ve çıkışlarda onlarca merdiven tırmanıyoruz. Bazı yerler oldukça dar olduğundan, iki kişi yan yana geçemiyor. Mezarların bulunduğu odalar ve girişler yazılarla ve resimlerle süslenmiş. Firavunların mumyaları lahitlerin içindeymiş. Daha sonra çıkarılıp özel ortamlarda saklanmaya başlanmış.

Krallar Vadisi’nde fotoğraf çekmek çok zor. Her yerde bir görevli var. Fotoğraf çekilmemesi için sürekli uyarı yapıyorlar. Krallar Vadisi’ni gezmek için en az yarım gününüzü ayırmanız gerekir.

Hatşepsut Tapınağı

Bu tapınak Mısır’ın kadın firavunu Hatşepsut için yapılmış. Krallar Vadisi’nin hemen yakınındaki tapınak oldukça büyük ve görkemli yapılmış. Tapınak için vadiye hâkim bir yer seçilmiş. Tapınağın arka tarafı da sırtını kayalara yaslamış bir konumda bulunuyor.

Buraya yine taksi ile ulaşabiliyoruz. Mısır’da taksi fiyatları oldukça uygun. Tapınağın içine girdikten sonra akülü tren veya yürüyerek ana bölüme ulaşabiliyorsunuz. Biz yürümeyi tercih ediyoruz. Burada da tapınakla ilgili bilgi vermek isteyen kişilere rastlıyoruz. Bahşiş istedikleri için uzak durmaya çalışıyoruz. Burası diğer tapınaklar kadar büyük olmadığından yaklaşık olarak bir saatte gezebilirsiniz.

Temple of Amun Djerset

Luxor Orta Doğu‘nun gizemli tapınaklar şehri. En son Temple of Amun Djerset’e gidiyoruz. Hatşepsut Tapınağı’na yakın ama araçsız gitmek oldukça zor. Günlük planınızı yaparken Krallar Vadisi, Hatşepsut Tapınağı ve Temple of Amun Djerset’i bir arada kapsayacak şekilde yapıp bir günlük taksi kiralayabilirsiniz. Luxor’u gezmek için en az iki gün ayırmanızı tavsiye ederim. Üç güne yayabilirseniz biraz daha keyifli bir gezi yapmış olursunuz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here