Ana sayfa Gezgin Rotaları Türkiye Mersin’de En Güzel 10 Yer

Mersin’de En Güzel 10 Yer

69
0
PAYLAŞ

Mersin, zengin kültürel dokusu ve etkileyici tarihi değerlerine rağmen ismini yeteri kadar duyuramayan, Türkiye‘nin eşsiz ve özel şehirlerden biri. Milattan Önce 6300’lü yıllara dek uzanan köklü tarihinde çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan şehir, bugün hala seyahat planlarının ilk sırasında yer alamasa da berrak sulara sahip bakir koyları, farklı toplumları buluşturan kültürel mekanları, verimli toprakları ve damak şenlendiren lezzetleriyle bilinen çok kültürlü mutfağıyla, görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor.

Mersin, ‘turistik bölge’ denildiğinde aklınıza gelenlerden çok daha fazlasını bulabileceğiniz harika bir şehir. Adana, Osmaniye ve Hatay’ı da içine alan Kilikya Bölgesinde bulunan Mersin’de, enfes lezzetiyle bağımlılık yaratan tantuni ve kerebiçi tatmadan gezi turunuza başlamayın. Ayrıca Türkiye’deki çilek üretiminin yüzde 40’ını karşılayan, nefis kokuların yükseldiği uçsuz bucaksız çilek bahçeleriyle ünlü Silifke’ye uğrayıp, tazecik çileklerin tadına bakmayı da ihmal etmeyin. Midenizdeki ve gözünüzdeki açlık duyusunu iyice bastırdıktan sonra Türkiye’nin en büyük yat limanını, farklı medeniyetlerin izini taşıyan yirmiden fazla antik kenti ve Hristiyanların hac bölgesi olan Tarsus’u görmek için bol bol zamanınız ve enerjiniz olacak.

Mersin’de En Güzel 10 Yer

1. St. Paul Kilisesi

st-paul-kilisesi-tarsus

St. Paul’un doğum yeri olarak bilinen ve Hristiyanların hac yolu üzerindeki Tarsus’ta yer alan St. Paul Kilisesi, İncil’de iki kez Tarsuslu olduğunu yinelenen St. Paul adına MS. 11-12. yüzyıllarda inşa edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1994 yılında tescillenip, koruma altına alınan, günümüzde ise Hristiyan cemaat tarafından aktif olarak kullanılmayan yapının tavanında Hz. İsa, Yohanna, Matta, Luca ve Marcos’un freskleri bulunuyor. Ulu Cami semtinde yer alan kilise, Vatikan tarafından düzenlenen “Aziz Paul Sempozyumu ve Ayini”ne de ev sahipliği yaptı.

2. Tarsus Ulu Cami

Tarsus-Ulu-Cami

Tarsus merkezinde yer alan ve adını bulundu semte veren Ulu Cami, Türk-İslam sanatının önde gelen eserlerinden biri. 1579 yılında Selçuk-Osmanlı üslubunda, tek şerefeli olan cami, Saint Pierre Kilisesi kalıntılarının üzerine inşa edildi. İç mekan sütunları “İran Kemeri” adı verilen yarı sivri kemerlerle birbirine bağlanan yapının minber, mihrap ve müezzin mahfili mermerden yapıldı. Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından korumaya alınan caminin doğusunda, Hz. Şit ve Lokman Peygamberlerin makamları ile Abbasi Halifesi olan Me’mun’un kabri bulunuyor.

3. Tarsus Şelalesi

Tarsus-Selalesi

Tarsus’un iki kilometre kuzeyinde bulunan Berdan Çayı üzerinde yer alan Tarsus Şelalesi, Roma döneminde nekropol olarak kullanıldı. Konalemera denen bir yapıya sahip kayalara oyularak yapılmış mezarların bulunduğu şelale çevresinde oteller, restoranlar ve piknik alanları bulunuyor. Ruhunuzu dinlendirecek muazzam bir manzaraya karşı bir restorana oturup fındık lahmacun ve sıcak humus tatmayı unutmayın!

4. Cennet-Cehennem mağaraları

Cennet-Cehennem-Mersin

Silifke-Narlıkuyu yakınlarında bulunan Cennet-Cehennem mağaraları, aslında bir yeraltı deresinin yol açtığı erozyon sonucu tavan çökmesiyle meydana gelen iki büyük çukur. Cennet, elips biçiminde, derinliği 70 metre olan büyük bir mağara girişi ve bu mağaranın ağzında küçük bir kiliseden oluşuyor. 5. yüzyılda Paulus tarafından Meryem Ana’ya ithaf edilen kiliseye 300 basamakta iniliyor. Cennet çöküğünün kuzeyinde yer alan Cehennem çukuru da derinliği 128 metre olan ve inmenin mümkün olmadığı bir oluşum fakat oldukça heyecan verici!

5. Aya Tekla Kilisesi

Aya-Tekla-Kilisesi

Taşucu yolu üzerinde bulunan ve Meryemlik de denilen Aya Tekla Kilisesi, Azize Tekla’nın St. Paul’ün vaazlarından etkilenerek, 17 yaşında iken kendini Hristiyanlığa adaması üzerine saklandığı mağara. Azize Tekla, sığındığı bu mağarada bir yandan Hristiyanlığı yayarken, diğer yandan da yöre insanının hastalıklarını iyileştirdi. Hristiyanlarca kutsal sayılıp, gizli bir ibadet yeri olarak kullanılan mağara, 6. yüzyılda kiliseye dönüştürüldü.

6. Kız Kalesi

Kizkalesi-Mersin

Erdemli Sahili açıklarında küçük bir adacık üzerinde bulunan Kız Kalesi, Karamanoğlu İbrahim Bey’in 1448 yılında onardığı, Mersin’in sembol yapılarından biri. Önünde uzanan geniş kumsallarından, mis kokulu berrak denizinden seyrine dalınan kaleye, balıkçı motorlarıyla ulaşılabiliyor. Çevresindeki çay bahçelerine oturup, kahve yudumlamak için daha güzel bir manzara olamaz!

7. Latin-İtalyan Katolik Kilisesi

Latin-Italyan-Kilisesi

Sultan Abdülmecit’in fermanıyla 1853 yılında yapımına başlanan Latin-İtalyan Katolik Kilisesi’nin yönetimi, Capucins Rahiplerine verilmiş. Saat kuleleriyle ünlü kilise, kesme kireç taşından inşa edilen avlusuyla anıtsal bir yapı olma özelliği taşıyor. Uray Caddesi üzerinde bulunan kilise, Katolik cemaat için ibadete açık bulunuyor. Güllerle ve palmiye ağaçlarıyla süslü, şahane bir bahçesi bulunan kiliseyi mutlaka görün!

8. Yumuktepe Höyüğü

Yumuktepe-Hoyugu

Medeniyetler beşiği Anadolu’nun, en eski yerleşimlerinden biri olan Yumuktepe Höyüğü‘nün tarihi, Milattan Önce 7.000 yılına kadar uzanıyor. 13. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim yeri olan höyük, dünyada tarımın ilk yapıldığı yerler arasında geçiyor. Tanıklık ettiği binlerce yıl boyunca sayısız sosyal, siyasal, ekonomik, kültürel ve teknolojik değişikliğe şahit olan ve 33 yerleşim katına sahip Yumuktepe’de çıkarılan buluntular Mersin Müzesinde sergileniyor.

9. Kanlıdivane kalıntıları

Kanlidivane

Erdemli-Silifke yolunun üç kilometre kuzeyinde yer alan Kanlıdivane, Helenistik dönemden, Geç Antik döneme kadar Milattan Önce 2-7. yüzyıllar arasında kullanılmış bir yerleşim yeri. Obruğun etrafında kesme taştan yapılmış bazilikalar, caddeler, kaya mezarları, sarnıçlar yer alıyor. Yerleşim yerinin güneybatısında ise Milattan Önce 2. yüzyılda inşa edildiği düşünülen kule, Mersin’in günümüze ulaşan en eski yapısı konumunda. Zeytinyağı üretimi yapılan, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıların yer aldığı ve Türkmenlerin kışlak olarak kullandığı Kanlıdivane, yaşayan bir tarihe tanıklık ediyor.

10. Tisan Koyu

Tisan-Koyu

Silifke’ye bağlı Tisan Koyu, bu bölgeyi bilenler tarafından “Saklı Cennet” olarak adlandırılıyor. Tisan Koyu, turkuaz denizi, kumsalı ve yemyeşil doğasıyla dünyanın en güzel 13. koyu seçildi! Bakir bir koy olan Tisan aynı zamanda Yunan kolonisi olarak kurulmasından dolayı pek çok tarihi kalıntıya da sahip. Tarihte, Aphrodias olarak adlandırılan bölge, Pers satraplığının da bir parçası oldu. Kilise ve kale gibi kalıntıların yanı sıra mozaiklerini görebileceğiniz Tisan Koyu, cennetten bir parça!

Listeyi hazırlarken epey zorlandım, gezdiğim pek çok yeri dâhil edemedim, bir de daha dört güne sığdırıp, göremediğim yerler var. Siz benim gibi yapmayın, denizinize girip, tantuninizi yiyin, Mersin’i sindire sindire 10 günde gezin!

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here