Ana sayfa Gezgin Rotaları Türkiye İzmir’in Kültür Hazinesi Selçuk

İzmir’in Kültür Hazinesi Selçuk

129
0

İzmir’in Selçuk ilçesi 9 bini yılı aşkın süredir yaşamın kesintisiz sürdüğü çok özel bir coğrafya. Neolitik dönemden Helenistik döneme, Roma döneminden Selçuk, Hristiyanlığın doğuşuna ve onun kurumsallaşmasına kadar olan süreçte gerek kentleşme ve mimarlık gerekse de dinsel tarih açısından çok önemli rollere sahip. Hristiyanlığın en önemli azizlerinden Aziz Yuhanna’nın mezarı ve üzerine yapılan St. Jean Bazilikası Selçuk’un kalbinde yer alıyor. Hemen yanı başında Antik dünyanın 7 harikasından Artemis Tapınağı ve Anadolu cami mimarisinin en güzel örneklerinden İsa Bey Camii var. Hz. İsa öldükten sonra Efes’e geldiği düşünülen Meryem Ana’nın hayatının son yıllarını yaşadığı Meryem Ana Evi yine Selçuk’ta.

Selçuk; İyon, Roma, Bizans, Selçuklu dönemlerinden kalma çok zengin mirasa sahip. Dünyanın başka hiçbir bölgesinde binyıl boyunca çeşitli kültürleri içeren, benzer şekilde ayırt edilmiş bir yerleşim modeli yok. Ege’nin ilk yerleşim yerlerinden Çukuriçi Höyüğü, antik dönemden günümüze kadar yerleşime sahne olmuş şehrin kalbindeki Ayasuluk Tepesi, görkemli Roma kenti Efes Antik Kenti ve Hristiyanların kutsal hac yeri Meryem Ana Evi sahip olduğu önem nedeniyle bugün UNESCO Dünya Mirası Listesinde.

Selcuk-Gezilecek-Yerler

Selçuk gezisi yapanların çoğu Efes Antik Kenti ve Şirince Köyü dışındaki yerlere pek uğramıyor. Oysa Selçuk coğrafyası ilk çağlardan günümüze çok değerli mirasları bir arada sunuyor. Neolitik dönemdeki yerleşim alanı Çukuriçi Höyük’ten Orta Çağ yerleşkesi Ayasuluk’a kadar uzun geçmişi boyunca ihtiyaçlar ve alışkanlıklar doğrultusunda birkaç kez yer değiştirmiş bu bölge insanlık tarihinin tüm önemli aşamalarının kalıntılarını sergiliyor.

Antik dünyanın mega kenti Efes

Akdeniz dünyasının en büyük antik kentlerinden Efes, bütünüyle benzeri olmayan bir kent. Farklı dönemlerden iyileştirilmiş mimarlık ve kentsel planlama örneklerine sahip. Bugün gezilen Efes kenti, Büyük İskender’in haleflerinden Lysimakhos tarafından, Panayır ile Bülbül dağları arasındaki vadiye MÖ 300 yıllarında kuruldu. Dönemin en büyük limanlardan birine sahip olan Efes, MÖ 133’te Roma toprağına dâhil edildi. Önemli politik, ticari ve dini merkez olarak 5. ve 6. yüzyıllarda Küçük Asya eyaletinin başkenti oldu. Helenistik ve Roma çağlarında en görkemli dönemlerini yaşayan şehrin nüfusu 200 bin kişiyi aşmış. Bugün görülen kalıntıların çoğu Roma döneminden kalma. MS 7. yüzyılda, Bizans döneminde Efes limanının çamurla dolması sonucu Efesliler kentin ilk buluntularına rastlanan Ayasuluk Tepesi’ne taşındı. Helenistik dönemden Selçuklu dönemine kadar iyi korunmuş Roma kenti Efes, modern zamanlarda üzerine yeniden bir şeyler inşa edilmemiş tek mega kent. Bütün cadde ve sokaklar birbirini dik açıyla kesiyor. Küçük Asya’nın kentli seçkin sınıfları tarafından yaptırılan Yamaç Evler’in bugünkü konumu ünlü Pompei ve Herculaneum kentleriyle karşılaştırılabilir düzeyde sağlam. Celsus Kütüphanesi, Büyük Tiyatro, Teras Evler görülmesi gereken değerli noktalar. Ortalama bir Efes turu 3 saatten fazla sürüyor.

Selcuk-Efes

9 bin yıllık tarih Ayasuluk Tepesi

Efeslilerin hem ilk hem de son yerleşim alanı Ayasuluk Tepesi, Selçuk’un girişinde sağda kalıyor. Tepenin zirve noktası Ayasuluk Kalesi surlarıyla çevrili. 1980’li yılların ortasına kadar modern kentleşmeden biraz çekmiş olsa bile Ayasuluk Tepesi yine de iyi korunmuş. Sur içi alanda Kale Köşkü, Kale Camii, konutlar, yollar, sarnıçlar ve hamam kalıntıları yer alıyor. Tepenin sur dışı kalan alanında ise çok önemli iki yapı; İsa’nın havarisi Efesli Yohanna (St. Jean Thelogos) Bazilikası ve Aydınoğulları döneminde yapılan İsa Bey Camii var.

Selçuk’un tacı Ayasuluk Kalesi

Ayasuluk Kalesi, bölgenin en yüksek noktası olan Ayasuluk Tepesi’nde kurulu. Selçuk’un başına konulmuş bir taç görünümünde. Bizans, Aydınoğulları ve Osmanlı dönemlerinden kalan hisar ve muhteşem surlar tarafından çevrili. 15 kulesi, 2 kapısı var. Tek kubbeli ve minaresi kısmen sağlam kalan Kale Camii, kale hamamı, sarnıç gibi yapıların durumu sağlam. Coğrafyanın güzelliğini ve tarihsel dokuyu yukarıdan izlemek için enfes bir konumda. Yapı UNESCO Listesi’nde yer alıyor.

İncil Yazarı St. John’un adına yapılan bazilika

St. John Bazilikası, Efes’ten sonra en çok ziyaretçi çeken önemli bir dini merkez. Ayasuluk Tepesi’nin güney yamacında, İsa’nın havarisi, İncil’in ve Apokalypse’nin de yazarı Efesli Yohanna (St. Jean Thelogos- St. John) mezarı yer alıyor. Bizans imparatoru Justinianos ve karısı Theodora tarafından mezarın üzerine bazilika yaptırılmış. Orta Çağ’dan bu yana Hıristiyanların hac mekânı. UNESCO Listesi’ndeki bazilika her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçi ağırlıyor.

Anadolu cami mimarisinin en güzel örneklerinden İsa Bey Cami

Selcuk-Isabey-Camii

İsa Bey Camii, Artemis Tapınağı ile St. Jean Kilisesi arasında yer alıyor. Aydınoğulları’ndan İsa Bey tarafından 1374-1375 yılları arasında Ayasuluk Tepesi’nde yaptırılmış. Görkemli bir taç kapısı var. Cami avlusunda Beylikler Dönemi’ne ait çeşitli mezar taşları da bulunuyor. Artemis Tapınağı’ndan çıkarılan kesme taş bloklar cami yapımında kullanılmış. Caminin batı yönündeki duvarları mermerle kaplı, diğer cepheler ise kesme taştan yapılmış. Zengin süslemeler ve çiniler var. Caminin tam karşısında harabe hale gelmiş İsa Bey Hamamı yer alıyor. İsabey Camii de UNESCO Listesi’nde.

Antik dünyanın 7 harikasından Artemis Kutsal Alanı 

Artemis Tapınağı, Efeslilerin ilk yerleşim yeri Ayasuluk Tepesi’nin hemen yanı başında yer alıyor. Efes’in koruyucusu Tanrıça Artemis, en güçlü ve etkili antik tanrıçalardan biriydi. Tanrıçaya ithafen Lidya Kralı Kroisos (Karun) tarafından yaptırılan Artemis Tapınağı, 100 metre uzunluğa, 60 metre genişliğe ve 25 metre yüksekliğe sahip devrin en görkemli tapınağıydı. Çıkan bir yangında zarar gören yapı yeniden yapılmış. Günümüze kadar yalnızca bazı temel kalıntıları ve bir mermer sütunu ulaşmış. Tapınağa ait kabartmalı sütunlar, Arkaik sütun başlıklarından bazı parçalar bugün British Museum’da sergileniyor. Artemis Tapınağı UNESCO Listesi’nin parçası.

Meryem Ana Evi

Meryem Ana Evi, Bülbül Dağı’nda yer alıyor. Rivayete göre, Alman rahibe A. Katherina Emerich’in rüyasında gördükleri araştırılarak 19. yüzyılda keşfedilmiş. Hz. Meryem’in, Hz. İsa’nın annesi olarak kabul ve ilan edildiği bu evde St. John ile birlikte yaşamının son yıllarını geçirdiğine inanılıyor. Bugün burası Hristiyanların değerli hac merkezlerinden. Her yıl 15 Ağustos’ta Vatikan temsilcilerinin de katılımıyla yapılan Azize Meryem’in Göğe Kabulünün kutlama ayinleri büyük ilgi görüyor. Meryem Ana Evi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde.

7 Hristiyan’ın hikayesi Yedi Uyuyanlar Mağarası

Mermer şehir Efes Antik Kenti’nin arka yamacındaki dağ içi mezarlarında yüzlerce yıl uyudukları rivayet edilen 7 Hristiyan’ın hikayesi yatıyor. Rivayete göre Hıristiyanlığın resmi din olarak kabulünden önce, putperestlerden kaçarak Panayır Dağı eteklerine sığınan yedi genç, burada uykuya dalmış. İki yüzyıl sonra uyandıklarında ise Hıristiyanlığın resmi din olduğunu görmüşler. Günümüzde bölgede kaya oyma mezar buluntularına, iki kilise ile katakomplara rastlanmış. Yedi Uyuyanlar, MS 5 ve 6. yüzyıllarda yapıldığı düşünülen bir ören yeri ve aynı zamanda dini bir merkez.

Türkiye’nin en değerli müzelerinden Efes Arkeoloji Müzesi

Bugün Efes Antik Kenti ile boy ölçüşecek kadar ziyaretçi alan Selçuk merkezdeki Efes Müzesi, Türkiye’nin en önemli müzelerinden biri. Efes ve yakın çevresinde bulunan Miken, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait yaklaşık 50 bin eser var. Müzede sergilenen en özgün parça Efes Artemis Heykeli. Yunan mitolojisinde bakireliğin sembolü olmasına rağmen, Efes’te, Artemis doğurganlığın ve bereketin sembolü olan bir ana tanrıçayı simgeliyor. Yunuslu Eros heykeli, Sokrates başı, İsis heykeli ve Priapos heykeli Efes Müzesi’nin dünyaca tanınmış ünlü eserlerinden bazıları.

Efes’in kumsalı Pamucak Plajı

Pamucak Plajı, Efes Antik Kenti’ne 6 km mesafede yer alan 11 km uzunluğa sahip şahane bir plaj. Selçuk merkeze ise sadece 8 km. Kumlu sahilin genişliği yaklaşık 80 metre. Su sporları ve kamp yapmaya uygun. Plaj boyunca çok sayıda 5 yıldızlı otel sıralanıyor. Antik dünya keşfi sonrası deniz, güneş, kum molası için şahane.

Selcuk-Sirince

Yeryüzündeki cennet Şirince Köyü 

Ege’nin en güzel köylerinden Şirince de Selçuk’ta. Maya takvimine göre 21 Aralık 2012’de kopacağı iddia edilen kıyamette güvenli bölge oluşuyla gündeme gelmiş, ismini duyurmuştu. 1909’da Şirince’de doğan yazar Dido Sotiriyu, “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” isimli kitabında, doğup büyüdüğü köyü, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca o cennetin bir parçası olsa gerekir.” cümleleriyle anlatmış. Bir zamanlar kuru incir ve şaraba dayanan ekonomisi şimdilerde turizmle dönüyor. İncir, üzüm, zeytin ağaçları arasında, birbirinin manzarasını kesmeyen eski Rum evleriyle nefis bir köy. Şirince’nin eski Rum evlerinin birçoğu otel, pansiyon olarak kullanılıyor. Butik otelleri 12 ay açık. Köyün en güzel manzarasına sahip tepedeki Nişanyan Oteli, Türkiye’nin en iyi butik otellerinden biri. Bu antik coğrafyayı keşfederken konaklayacağınız yer Şirince olsun.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here