Ana sayfa Gezgin Rotaları Türkiye Sinan’ın Şehri Edirne

Sinan’ın Şehri Edirne

292
0

Edirne, yüzyıllardır farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, tarihinde Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’ndan izler barındıran, Türkiye‘de Trakya’nın simgesi haline gelmiş önemli bir kentimiz. Edirne gezimde en çok dikkatimi çeken kentteki tarihi eserlerin çok bakımlı ve korunmuş olarak günümüze kadar gelmesi oldu. Edirne sokaklarında gezerken Trakya’nın eğlenceli ve coşkulu havasını da görüyorum. Sokak sanatçılarının, müzisyenlerin ve ressamların yanı sıra çocuklardan oluşan halk oyunları gösterileri ile karşılaşıyorum. Edirne’de gezilecek, görülecek o kadar çok tarihi eser ve doğal güzellik var ki buraya gelirseniz, en az iki gününüzü ayırın.

Yazı: Beyhan Coşkun | https://supergezginler.com/

Edirne’de Görmeniz Gereken Yerler

1. Selimiye Camii

Selimiye-Camii

Edirne’de en çok görmek istediğim yerlerin başında Mimar Sinan’ın ustalık eserim dediği Selimiye Camii yer alıyordu. Kentin tacı olarak bilinen, cami uzaktan beni büyülüyor. Hemen dışında Mimar Sinan’ın bir heykeli yapılmış. İçine girdiğim de ise kubbenin yüksekliği ve büyüklüğü karşısında adeta nefesim kesiliyor. Selimiye Camii ile ilgili o kadar çok hikâye ve efsane duydum ki. Bunlardan birisi, Mimar Sinan’ın bu muhteşem kubbeyi tasarlarken 13 bilinmeyenli bir denklemi, 4 işlemden farklı bir işlem yaratarak çözmesi.

Caminin içi oldukça kalabalık. Dua edenlere ve namaz kılanlara, hafta sonu olduğu için, günübirlik turlarla gelen ziyaretçiler de eklenmiş. Çocuklar serbestçe caminin içinde koşup oynuyorlar. Ben ise gözlerimi kubbeden alamıyorum. Bu güzelliği beynime kazımak için uzun uzun seyrediyorum. Siz de Mimar Sinan’ın bu muhteşem eserini görmek için Edirne’ye gidin. Kendi gözlerinizle görün. Giderken yanınızda fotoğraf makinanızı götürmeyi de unutmayın.

2. Selimiye Camii Ters Lale Motifi’nin Sırrı

Selimiye-Ters-Lale

Selimiye Camii’ni ziyaret etmeden önce ters lale motifi ile ilgili bir hikâye duymuştum. Caminin yapılacağı arazinin içinde bir lale bahçesi varmış. Bahçenin sahibi cami yapılırken, arazisini vermek istememiş ve çok zorluk çıkarmış. Mimar Sinan, caminin inşaatı sırasında yaşadığı bu zorluğun anısına, ters lale motifli bir mermeri caminin ortasındaki müezzin mahfilinin ayaklarından birine koymuş. Buraya geldiğinizde bu ayrıntıyı gözden kaçırmayın. Laleyi görmeye çalışan birçok kişi göreceksiniz. Laleyi net bir şekilde görebilmek, o kadar da kolay değil. İlk baktığımda laleyi göremedim. Cep telefonumun ışığını açıp, motifin etrafında dolaştırdığımda ise bazı açılardan ters laleyi çok net görebildim. Siz de deneyin, müthiş fotoğraflar yakalayabilirsiniz.

3. Edirne Eski Cami

Edirne-Eski-Cami

Selimiye’den çıktığınız zaman karşınızda Eski Camii’yi göreceksiniz. Bu cami Selimiye Camii’nden önce yapılmış. Eski Cami’de minberin hemen yanındaki pencerede siyah renkli bir taş bulunmakta. Bu taş Kabe’den getirilerek buraya yerleştirilmiş. Gün içerisinde onlarca insan bu taşı görmek için buraya geliyor. Ancak Eski Cami’nin beni en çok etkileyen özelliği içerisinde bulunan büyük boyutlu hat yazıları oldu.

4. II. Beyazıd Külliyesi Sağlık Müzesi

Bayezid-Kulliyesi-Saglik-Muzesi

Edirne’de beni kendisine hayran bırakan bir başka yer, büyük bir bahçenin merkezinde bulunan II. Beyazıd Külliyesi Sağlık Müzesi oldu. 500 yıl önce, akıl hastalarının Avrupa’da cadı diye yakıldığı dönemde, Osmanlı İmparatorluğu’nun psikojik sorunlar yaşayan kişilere uyguladığı tedavi yöntemleri canlandırılmış.

Müze içerisinde gezerken, hangi tür müzik ve makamın hangi hastalıkları tedavi ettiği hakkında birçok detaylı bilgi bulunuyor. Ana bölümde bulunan salonun ortasında büyük bir havuzlu çeşme var. Suyun dinlendirici sesi, ney ve klasik müzik nağmeleri ile birlikte huzur verici bir ortam oluşturmuş. Edirne’ye gittiğinizde buraya gidin ve o dönemde hastalıkların ne şartlarda ve nasıl tedavi edildiğini görün.

5. Üç Şerefeli Cami

Uc-Serefeli-Cami-Edirne

Edirne’de beğendiğim bir diğer yer ise Üç Şerefeli Camii oldu. Bu caminin ilginç bir özelliği var. Minarelerin hepsi birbirinden farklı yapılmış. Özellikle burgulu olanı çok estetik görünüyor. Üç şerefeli minarenin özelliği ise şerefelere üç farklı yoldan çıkılmasıymış. Aynı zamanda, o dönemde yapılan en uzun minareymiş. Burgulu ve Üç Şerefeli Minareleri aynı fotoğraf karesine alabilmek o kadar kolay değil. Güzel bir poz yakalayabilmek için caminin çevresinde epeyce bir dolaşmak zorunda kaldım. Caminin içi minarelere nazaran daha sade yapılmış. Burası Edirne rotanıza mutlaka almanız gereken yerlerden biri.

6. Karaağaç

Edirne-Karaagac

Edirne’de ilk günümü kentteki tarihi eserleri gezerek geçirdikten sonra, ikinci günü doğal güzelliklere ayırıyorum. Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak alınmış Meriç Nehri’nin kenarında yer alan Karaağaç, yemyeşil doğası, temiz havası ve huzurlu ortamıyla Edirnelilerin en sevdiği yerlerden biri. Karaağaç’ta yol boyunca kahvaltı yapabileceğiniz birçok yer yan yana sıralanmış. Güne keyifli bir başlangıç yapmak isterseniz, bu yerlerden birine girin. Ağaçların altındaki masalarda oturup kahvaltınızı yapın. Zamanınız varsa, nehrin kenarında yürüyün. Nehrin üstündeki tarihi Meriç Köprüsü’nün fotoğraflarını çekmeden de ayrılmayın.

7. Lozan Anıtı

Edirne-Lozan-Aniti

Trakya Üniversitesi Kampüsü içerisinde bulunan Lozan Anıtı 24 Temmuz 1923 de gerçekleştirilen Lozan Antlaşması için yapılmış. Anıta uzun ve geniş bir taş yoldan ulaşılıyor. Buraya geldiğinizde Lozan Anıtı’nı ve Lozan Antlaşması ile ilgili bilgileri bulabileceğiniz Lozan Müzesi’ni gezebilirsiniz.

8. Edirne Çarşıları

Edirne-Arasta

Edirne’de birçok tarihi çarşı bulunmakta. Ben özellikle Selimiye Arastası ve Ali Paşa Kapalı Çarşı‘larını beğendim. Çarşıyı gezerken gözüme renkli kokulu meyve şeklinde sabunlar ve aynalı süpürgeler çarptı.

Ali Paşa Çarşısı’nda rengarenk sabunların sergilendiği dükkanlardan birine girip, hikayesini soruyorum. Osmanlı Sarayı zamanından dekoratif ve estetik duruşu nedeniyle yapımına başlanmış. Sarayın hamamında hep bunlardan kullanılırmış. Bugüne kadar da üretimi devam etmiş. Sabunlara, meyve şeklinin verilmesi de oldukça zor. Anlatıldığına göre her bir parça tek tek ve defalarca boyanıyormuş. Bu güzel sabunlardan bir paket alıyorum.

Aynalı süpürgenin hikayesi de oldukça ilginç. Klasik gelin kaynana çatışmasıyla başlıyor hikâye. Gelin ev işi yapmayı hiç sevmezmiş. Makyaja ve süse çok meraklıymış. Kaynanasının aklına süpürgeye ayna yapıştırmak gelmiş. Bu şekilde yaparsa gelin hem aynaya bakar hem de evi süpürür diye düşünmüş. Ama olaylar kaynananın umduğu gibi gelişmemiş. Gelin aynadan kaynanasını gözetlemeye başlamış. Geldiğini görürse hemen temizliğe başlıyormuş, görmezse yine makyaja ve süse devam ediyormuş. Edirne’ye gelirseniz, hatıra olarak bu süpürgelerden alabilirsiniz. Küçüklü, büyüklü, renkli birçok çeşidi var.

Edirne Yemekleri

Edirne denilince ilk akla gelen Edirne Tava Ciğeri oluyor. Şehirde gezip yorulduktan sonra biraz dinlenip, enerjimi toplamak istiyorum. Ciğer için tavsiye edilen birkaç yer var. Hemen birini seçip siparişimi veriyorum. Ciğer dedikleri kadar güzel ve hafifmiş. Yanında köy yoğurdu, kurutulmuş acı biber ve turşu ile birlikte servis ediliyor. Eğer yeriniz kalırsa yöresel tatlıların da tadına bakın! Hepsi çok güzel.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here